1 Kasım 2016

Binbir Gece Masalları

Eski İran tarihçilerinin rivayetine göre, bir zamanlar Şehriyar isminde bir padişah varmış. Bu padişahın karısı bir gün ona karşı pek büyük bir itaatsizlikte bulunmuş ve gazaba gelen hükümdar hemen onun boynunu vurdurmuş.

Fakat hırsı geçmiş mi? Ne gezer! Dünyadaki kadınların hepsini aynı suretle itaatsiz sanarak pek korkunç bir karar vermiş: Her gün bir başka kızla evlenecek, ertesi sabah da gün doğarken ilk karısı gibi hepsinin boynunu vurduracak. İşte bu suretle birkaç yıl içinde beldenin başkentinde başı kesilmemiş hemen hemen bir tek kibar ve asil aile kızı kalmamış. Bütün evler bir matem ocağı kesilmiş.

Bu hükümdarın vezirinin de iki güzel, çok güzel kızı varmış. Büyüğünün adı Şehrazad, küçüğününki Dinarzad imiş. Şehrazad çok hisli ve çok zeki bir kızmış. Ne okusa, ne işitse hemen aklında tutar ve bunları kendi hayalinden de birçok renkli şeyler katıp süsleyerek insanı hayran edecek bir dille anlatırmış. Nihayet bu kız evlenme çağına gelince, bir gün babasına, kendisini padişaha vermesini söylemiş. Vezir babası: “Aman evladım, sana nasıl kıyarım?” diye kızını bu arzusundan vazgeçirmeye çalışmışsa da beriki ısrar etmiş ve babasına:

- Ya ben de öleceğim, yahut henüz sağ kalan bütün kızların hayatım kurtaracağım, demiş.

Sonra babasını temin etmiş:

- Merak etme, göreceksin, ne ben öleceğim, ne başka kızlar ölecekler. Enseme inecek olan celladın satırını daima ertesi güne ve ertesi günden de sonu gelmez başka günlere atacağım. Böylelikle bir gün zaferi ben kazanarak emelime kavuşacağım.

Bunun üzerine Şehrazad’ın babası bu işe razı olmuş ve kızını padişahla evlendirmiş. Düğün gecesi, Şehrazad, Şehriyar’dan bir ricada bulunmuş:

— Mademki, demiş, yarın sabah şafak sökerken âdet üzere benim de kafam kesilecek, bari izin verin de kız kardeşim Dinarzad bu gece bizim yanımızda bulunsun. Sabahleyin beni öpüp benimle vedalaşsın. Böylelikle celladın satırına daha az acı duyarak gideyim.

 Şehrazad, masallarını daima en meraklı yerinde keserek tam Binbir Gece Masallarını anlatmaya ve yaşamaya devam etmiş.
Şehriyar, gelinin bu isteğini, kabul etmiş ve Dinarzad, daha evvelden planını ve hilesini kendisine çıtlatmış olan ablasının yanında kalmış. Bir müddet kendisini uyuyor gibi göstermiş, sonra sabaha bir saat kala birdenbire uyanmış gibi, yaparak, ablasından, kendisine o kadar tatlı tatlı anlattığı masallarından birini son bir defa daha anlatmasını rica etmiş. Padişahın da rızasını almışlar ve Şehrazad başlamış masalını anlatmaya...

O kadar hoş anlatıyormuş ki, Şehriyar da kulak kesilmiş ve yavaş yavaş masalın sihrine kapılmış.

Derken sabah olmuş, güneş doğmuş, fakat Şehrazad henüz masalının yansında imiş. Şehriyar’da merak fazla! Masalın sonu nasıl acaba? Bunu anlamak, daha da dinlemek istiyor. Ancak bir sürü devlet işleri var, onlarla uğraşacak. Şimdi vakti kalmadı. O halde masalın devamı ertesi akşama kalsın, Şehrazad’ın başı da bugün kesilmesin!

Şehrazad da bunu istiyordu zaten. O gün ölümden kurtuldu ya, ötesi kolay! İşte bu suretle masallarını daima en meraklı yerinde keserek tam Binbir Gece Masallarını anlatmaya ve yaşamaya devam etmiş. Şehriyar, Şehrazad’ın bu masallarını dinlemekten bıkıp usanmıyor ve gittikçe bunların daha tiryakisi oluyormuş. En sonunda bin bir gecenin sabahı gelmiş ve padişah karısını dinlerken duyduğu zevkten bir daha bütün ömrünce ayrılamayacağını anlamış. Karısının zekasına ve meziyetine de kanaat getirdikten sonra yaşamını bağışlamış ve bütün memleketinde kadınlara karşı beslediği budalaca intikam duygusundan vazgeçtiğini ilan ettirmiş.

Üzülmeyin, ürpermeyin! Kuşkusuz bütün bunlar masaldır, gerçekte olmuş bir şey değildir. Fakat bunun ilgi çeken tarafı, birbirinden daha meraklı ve akıllara hayret verecek maceraları XIII. yüzyılın Doğu âlemi çerçevesi içinde pek ustalıkla zincirlemesidir. İşte sitemizde, Şehriyar’a, Şehrazad’ın anlattığı şekilde bu masallardan seçilen en güzellerini okuyacaksanız…

0 yorum :

Yorum Gönder

E-posta Aboneliği

Zargana'da yayınlanan son yazıların e-posta adresinize gönderilmesi için lütfen üye olun.

Copyright © 2011 Zargana , Alıntılarda kaynak vererek her şeyi çalmak serbesttir