15 Kasım 2014

Sütyenin Öyküsü


Tarih boyunca kadın göğsü giyim modasının kâh içinde kâh dışındayken aynı zamanda göğüslerin kendisi toplumsal manzaranın bir içerisinde bir dışarısındaydı. MÖ 2500 dolaylarında Yunan adası Girit’te yaşayan Minoslu kadınlar örneğin çıplak göğüslerini tamamen giysilerinden taşıracak şekilde kaldıran sütyen giyerlerdi. Oysa Antik Mısır’da kadınlar daha güzel göründüklerini düşündükleri için uzun tuniklerinin içine hiçbir şey giymezlerdi.

Diğer yandan erkek egemen eski klasik dünyada Yunanlı ve Romalı kadınlar göğüslerinin boyutunu küçültmek için göğüs sargıları sararlardı. Biraz daha yaşlandıklarında ise bu sargılar göğüslerini küçük göstermekten ziyade sarkmasını engellemek içindi. Bu âdet yüzyıllar sonra kilise liderlerince tekrar takdim edildi. Esasında 4.500 yıl önce Yunanistan’da ortaya çıkışından itibaren sütyen veya korse erkeklerin kendi zevklerine göre kadınları yeniden biçimlendirme girişimlerinin başlıca vasıtası olan bir giyim eşyası oldu.

Belli dönemlerde, günün standardına göre yetersiz ölçülerdeki göğüslerin büyütülmesi için aparatlar tasarlandı. İlk “takma göğüs” reklamları on dokuzuncu yüzyıl Paris’inde çıktı. Söz konusu “göğüs geliştirici” çubuklu korsenin içerisine yerleştirilen küçük yün yastıklardan meydana geliyordu. Aynı yüzyıl içerisinde sonradan Fransız kadınlar biçimleri ve boyutları nedeniyle “limon göğüsler” denen ilk lastik göğüs pedlerini satın alabilmekteydiler. Bu yıllarda sütyenler korselerin uzantılarından ibaret olarak kalmıştı.
Sütyenin tarihçesi

İlk Modern Sütyenin İcadı


İlk modern sütyen ise 1913’te sahneye çıktı. Sütyen korsenin ölümünden sorumlu kadın, New Yorklu sosyetik Mary Phelps Jacobs’ın iğne işiydi.

Zamanın modayı takip eden kadınları rahatsız edici bir şekilde hareketi kısıtlayan balina çubuğu ve iplerden kutu benzeri bir korse giyerlerdi. Bu adet 16. yüzyıl aristokrasisinden miras kalıp günümüze kadar gelmişti. O zamanlar kadınların korse takmasının tek nedeni bellerini iyice sıkarak göğüslerini ön palan çıkarmak ve karşı cinsin dikkatini çekmekti. Mary Jacobs’ın derdi çok daha farklıydı.

1913’te bir sosyetik toplantı için incecik, pahalı bir gece elbisesi satın almıştı. Elbise korsesinin tüm detaylarını açığa çıkarıyordu, bu nedenle Mary Jacobs, Fransız hizmetçisi Marie’nin yardımıyla iki beyaz mendil, bir kurdele ve ipten meydana gelen sırtı açık, kısa bir sütyen tasarladı. Bu hafif, doğaçlama tasarıma hayran kalan kadın arkadaşlarına da birer tane hediye verdi. Ancak bir yabancıdan içerisinde bir dolar ve buluşuna atfen bir ricanın yer aldığı bir mektup, sosyetik hanımefendiyi tasarımının taslak çizimlerini Amerikan Patent Ofisi'ne sunması yönünde harekete geçirdi.

1914 Kasımında “Sırtsız Sütyen” (backless brassiere) için patent alındı. Bir grup arkadaşının yardımıyla Mary Jacobs birkaç yüz adet el yapımı sütyen üretti ancak doğru düzgün pazarlama olmaksızın bu girişim çok geçmeden suya düştü. Şans eseri Jacobs Connecticut’ın Bridgeport şehrindeki Warner Kardeşler Korse Şirketinden bir tasarımcıyla tanıştırıldı. Mary Jacobs kendi buluşundan bahsetti; firma patent hakkı karşılığı kendisine 1,500 dolar teklif ettiğinde kabul etti.

Mary Jacobs’ın tasarımı üzerinde yenilikler yapıldı. 1920’lerde elastik kumaş; 1930’larda ise askısız sütyen ve standart sütyen numaraları takdim edildi. Numaralı sütyenlerin büyük ölçüde sorumlusu kocası William’ın yardımıyla Maidenform’u kuran bir Rus Yahudisi Ida Rosenthal’dı.

1920’lerin “flapper dönemi” boyunca moda, düz göğüslü, erkeksi görüntüyü gerektirmekteydi. Bir terzi ve elbise tasarımcısı olan Ida Rosenthal bu trende göğüsleri ön plana çıkarmayı teşvik ederek karşı çıktı. Kendi deneyimlerini kâğıt modellerle bir araya getirerek Amerikan kadınlarını göğüs ölçülerine göre gruplara ayırdı ve ergenlikten erişkinliğe her dönem için kadın endamını vurgalayıcı bir seri sütyen imal etti. Göğüslerin tekrar moda olacağına dair inancı kırk milyon dolarlık Maidenform Endüstrisini meydana getirdi.

1960’larda kendisine, genç kadınların bir kadın özgürlüğü sembolü olarak sütyenleri takmalarının, sütyenlerin sonuna işaret olup olmadığı sorulduğunda, Ida Rosenthal “Biz bir demokrasiyiz. Kişinin giyinmeye de veya soyunmaya da hakkı var” diye cevap vermiş ve “Ancak otuz beş yaşından sonra kadının destek takmama gibi bir şansı kalmıyor. Zaman benden yana” diye de ilâve etmişti. Rosenthal düşüncelerinde yanılmıyordu. Çünkü ileride normal sütyen bile kadınlara yeterli gelmeyecek, 1964 yılında Lousie Poirier tarafından ilk destekli sütyen (push-up bra) tasarlanıp piyasaya sürülecekti.

Günümüzde pek çok kadın sütyeni göğüslerini dik ve dolgun göstermek için kullanıyor. Fakat günümüzde sütyen yalnız güzel görünmenin değil aynı zamanda sağlıklı göğüslere sahip olmanın da anahtarı. Zaman zaman sütyensiz giyim moda olsa bile, düzenli sütyen kullanımı göğüs sarkmasını geciktiren bir etken olduğundan artık kadın iç giyiminin ayrılmaz bir parçası. Bu arada ilginç bir not olarak düşmek gerekiyor. Günümüzle kıyaslandığında oldukça komik gelse de, 1941 yılında İngiliz hükümetinin yaptığı araştırmaya göre kadınlar ortalama yalnızca 1 ya da 2 tane sütyene sahipti.

0 yorum :

Yorum Gönder

E-posta Aboneliği

Zargana'da yayınlanan son yazıların e-posta adresinize gönderilmesi için lütfen üye olun.

Copyright © 2011 Zargana , Alıntılarda kaynak vererek her şeyi çalmak serbesttir