27 Ekim 2012

Yılbaşında Çam Ağacı Süsleme Geleneğinin Kökenleri

Her yeni yıl öncesinde bilindik tartışmalar yeniden alevlenir: Yılbaşı kutlamaları bir Hristiyan geleneği midir, değil midir? Yılbaşında çam süslemek günah mıdır değil midir? Bizim insanımız pireyi deve yapma konusunda oldukça yetenekli olduğundan bazen bu tür tartışmalar ülke gündeminin temel konusu olur, ciddi sorunlar arada kaynar gider.

Bu yazıda ben yılbaşı, Noel ya da hangi adla adlandırıyorsanız ona değinmeyeceğim. Sizlere çeşitli kitaplardan, kaynaklardan derlediğim bilgilerle yılbaşında çam ağacı süsleme geleneğinin kökenlerini anlatacağım. Böylece her yıl bir tartışma konusu olan bir sorunun tarihçesini anlatacağım. Kimileri elbette yine bildiğini okumaya devam edip, çam ağacı süsleme geleneğini Hıristiyanlıkla bağdaştıracak. İsteyen istediğine inanmakta serbest.

Yeni yıl, tarih boyunca farklı aylarda kutlanmış; Babil’de Mart ortasında, Asur’da Eylül ortasında. Ortaçağ’ın sonuna kadar, çeşidi ülkelerin dinsel inançları ve geleneklerine göre, değişik tarihlerde kutlanan yılbaşı, 1582'de Gregoryen takvimin kabul edilmesiyle birlikte, 1 Ocak’ta kutlanılmaya başlanır.

Yılbaşı, o dönemlerde daha çok dinsel ağırlığı olan ancak bugün, toplumsal yanı ağır basan bir gün olarak, her ülkede çeşitli eğlence ve ritüel olarak kutlanmaktadır.

Ülkemize gelince... Osmanlı döneminde sadece Hıristiyanların kutladığı bir gündür yılbaşı. Cumhuriyet döneminde ise, 1926’da Miladi Takvim’in kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, ‘1 Ocak’ yılbaşı olur. 1935’te çıkarılan bir yasayla da, yılbaşı resmen tatil günü ilan edilir.

Yılbaşı gecelerinin sembolü çam ağacına gelince... Bir kere, Antikçağ’dan bu yana, insanoğlunun tanrılara şükranını sunmak için ağaçları süslediği biliniyor. Temelinde doğanın olduğu ve doğanın kutsallığına inanan paganlarda çam ağacı süslemek ritüellerden birisiydi. Neden çam ağacı sorusunun yanıtı ise çam ağacının yaz kış yapraklarını dökmemesinden dolayı ölümsüzlüğü simgelemesi idi. Çam ağacı ile ilgili en eski efsanelerden biri, Antikçağ Anadolu’sunda geçer. Anadolu tanrılarının en bilinenlerinden biri olan Kybele’nin Attis’e olan aşkını anlatan bu efsaneyi, Azra Erhat’ın Mitoloji Sözlüğünden aktaralım:

“Kybele, Attis adlı bir delikanlıya tutkundur. Onu Pessinus kralının (kimi kaynaklarda Kral Midas’ın) kızıyla evlenmek üzereyken düğün yerinde birden karşısına dikilerek çıldırtır ve kendi kendini hadım etmesini sağlar. Attis, kendi kestiği hayalarından akan kanla toprağı sular, bitkilerin fışkırmasına yol açar ve bir çam ağacına dönüşür.”

Çam Ağacı Süslemenin Hıristiyanlar Arasında Yaygınlaşması

yılbaşı ağacıSüslenmemiş Noel ağacı geleneğinin 700’lü yılların ilk yarısında Almanya’da başladığına inanılmaktadır.

En eski öyküde, Aziz Boniface’ın (MS680’de Winfred’de doğdu) Cermen Druidlerinden oluşan bir kabileye İsa’nın doğuşuna ilişkin verdiği vaaz anlatılır. Putperestleri meşe ağacının aslında kutsal ve dokunulmaz olmadığı yönünde ikna etmek için “Almanya Havarisi” bir meşe ağacını hemen orada yere devirir. Ağaç tepetaklak aşağı inerken küçük, körpe bir çam ağacı haricinde yolunun üstündeki bütün çalıları paramparça eder. Aziz Boniface çamın kurtuluşunu bir mucizeye yorar yorumunu şu sözlerle bitirir. “Haydi bu ağaca Çocuk İsa adını verelim.”

Bundan sonra Almanya’da Noeller çam fidanları dikilerek kutlanır.

Ağaç süslemelerinin Hıristiyan gelenekleri arasına girmesi, Martin Luther ile başlar. Söylencelere göre, Martin Luther, bir gece ormanda dolaşmaya çıkar; ağaç dalları arasından sızan yıldızların ışıklarından çok etkilenir. Yanına aldığı bir çam dalını eve getirerek kandillerle süsler...

Noel ağacı kısa sürede Almanya'da gelenek haline gelir. Bu âdet Almanya’dan Batı Avrupa’nın diğer bölgelerine de sıçrar. Almanya'da başlayan bu gelenek, 1605 yılında Fransa'da Strasbourg'da görülür. Kimliği bilinmeyen bir gezgin, çam ağacı süslemeleriyle ilgili şu satırları yazar günlüğüne: "Buradaki insanlar, Noel nedeniyle evlerine küçük çam ağaçları getirmişler. Ağaçların dalları kurdelelerle, kağıt şeritlerle, güllerle, elmalarla, şekerleme ve birkaç altınla süslenmiş."

İngiltere’de ise ancak on dokuzuncu yüzyılda, o da Kraliçe Victoria’nın Alman asılı eşi Prens Albert’in sayesinde popülerleşir. Saxe-Coburg-Gotha (merkezi Almanya’da bir dukalık) Dükü’nün oğlu Albert Noel ağaçlarını süsleyerek büyümüştü; 1840 yılında Victoria ile evlendiğinde ondan bu Alman geleneğini benimsemesini rica etti. Böylece yılbaşında çam ağacı süsleme İngiltere'de de gelenekleşti.

Yılbaşı ağacı olarak da adlandırılan çam süslemeleri, önceleri ağacın dallarına asılan hediye ve kandillerle yapılırken, 1882 Noel’inde Edison’un yardımcısı Edward H. Johnson’ın, New York’ta evindeki Noel ağacını süslerken dalların arasına çok sayıda ampul koymasıyla birlikte şekil değiştirir. Artık Noel ağacı daha ışıl ışıldır...

Noel ağaçlarını süslemek için üretilen ilk elektrik tesisatı ise, New Jersey eyaletindeki Edison General Elektrik Şirketi tarafından gerçekleştirildi. Her donanımda 2 mumluk dokuz ampul vardı ve 32 voltla çalışıyordu...

İlk meydan çam ağacına gelince... Kaynaklar, 1909 yılı Noel’inde Amerika’da Kaliforniya eyaletindeki Pasadena kasabası meydanına ışıklı bir Noel ağacı dikildiğini yazmakta.

Noel Baba’nın hediyelerini astığı çam ağacı süslemeleri daha sonra yılbaşı gecelerinin vazgeçilmez unsurlarından biri olur. O özel gece için her yıl insanlar bütçelerine göre çam ağacı alır olmuş.

Görüleceği üzere çam ağacı süslemenin kökenleri aslında Hıristiyanlıktan çok daha öncesine dayanıyor. Hristiyanlar arasında başlaması için İsa’nın doğumundan itibaren neredeyse 16 yüzyıl geçmesi gerekiyor. Aslında Kilise’nin tarihi incelendiğinde kendinden önce gelen pagan gelenekleri ile mücadele ettiği, çoğunu yok ettiği, yok etmeyi başaramadıklarını ise içselleştirdiği rahatlıkla görülebilir. Tıpkı Sevgiler Günü ya da Noel gibi kökeni paganlığa dayanan adetlere şeytani damgası vurup yok etmeyi başaramayınca Hristiyanlaştırması gibi.

Ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın yazdıklarına bakılacak olursa Türklerde de tek tanrılı dinlere girmeden önce ağaç süsleme geleneği bulunuyor. Eski Türk inanışına göre yeryüzünün ortasında ulu bir akçam bulunmaktadır. Hayat Ağacı adı verilen bu motifi bugün bile Türk kilimlerinde görmek mümkün. Tıpkı ağaca çaput bağlama geleneğinin Müslümanlığa geçişle bile kaybolmaması gibi bu motif de günümüzde yaşamaya devam ediyor.

Gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta Türkler, gündüzün geceyi yenmesini kutlamak için bir akçamın etrafında toplanır ve Tanrı Ülgen’e dua ederlermiş. Dualarının kabul olması içinde bu ağacın altına hediyeler bırakıp ağacı süslerlermiş.

Günümüze gelecek olursak, aslında bugün ne Hristiyanlar ne de diğerleri dini inanışları yüzünden çam ağacı süsleme geleneğini sürdürüyor. Olay artık tamamen kapitalizmin körüklediği tüketim adetlerden birisi durumuna gelmiş durumda. Çam ağacı süsleyenlerin dini bir geleneği yaşatmak gibi bir dertleri ya da amaçları yok. Çam ağacı süsleyen diğer din mensuplarının da Hristiyan olmak… Karşı çıkacaksanız da dini temel alarak değil, tüketim toplumu alışkanlığını körüklediği ya da bir gecelik zevk yüzünden ağaçlar feda edildiği için çıkın! Tıpkı bu sayfada resmini gördüğünüz ve süslenmesi için 11 milyon dolar harcanan Birleşik Arap Emirlikleri'nib başkenti Abu Dabi'deki bu yılbaşı ağacın gibi...

0 yorum :

Yorum Gönder

E-posta Aboneliği

Zargana'da yayınlanan son yazıların e-posta adresinize gönderilmesi için lütfen üye olun.

Copyright © 2011 Zargana , Alıntılarda kaynak vererek her şeyi çalmak serbesttir